Diş Hekimi Ankara : Aysun İĞNELİ Diş Kliniği - Sincan, Etimesgut, Elvankent, Eryaman - Ağız ve Diş Sağlığı Özel Diş Kliniği


-???-

Ağız ve Diş Anatomisi - Dişlerin isimleri 20 yirmi yaş dişi süt dişleri yapısı özellikleri Dişeti eti iltihabı gömülü 20'lik diş çene mine pulpa kök dentin diş kanal kanalı sindirim problemi tükürük bez bezi mukoza diş çekimi periodontitis gingivitis tartar diş plağı taşı

Ulaşım - İletişim > 01.Ağız-Diş Temel

Konu.1/12 - Bölüm.1/5 : Ağız ve Diş Anatomisi Giriş

DİŞLERİN İSİMLENDİRİLMESİ VE NUMARALANDIRILMASI

KESİCİ DİŞLER

(incisive dişler)




Alt ve Üst Olmak üzere
8 adettir. Yukarıdaki resimde;
1 ve 2 numaralı dişler olarak gösterilen gruptur.

KÖPEK DİŞLERİ

(Canine-Kanin dişler)




Alt ve Üst Olmak üzere
4 adettir. Yukarıdaki resimde;
3 numaralı dişler olarak gösterilen gruptur.

KÜÇÜK AZI DİŞLERİ

(Premolar Dişler)




Alt ve Üst Olmak üzere
8 adettir.
Yukarıdaki resimde;
4 ve 5 numaralı dişler olarak gösterilen gruptur.

BÜYÜK AZI DİŞLERİ

(Molar Dişler + 20 yaş dişleri)



Alt ve Üst Olmak üzere
12 adettir.
Yukarıdaki resimde;
6, 7 ve 8 numaralı dişler olarak gösterilen gruptur.

Yirmi Yaş Dişleri : (20'lik dişler)

İnsan ağzındaki diş sayısı hepimizce bilindiği üzere toplamda 32 olmak eğilimindedir. Ancak genellikle "işlevsel" diş sayısı 28 adettir. Bunun nedeni üstteki ana resimde 8 numara ile gösterilen "yirmi yaş dişleri"nin (20'lik dişlerin) ya hiç oluşmayıp ağızda çıkmaması (genetik-konjenital nedenlerle) ya da yirmi yaş dişlerinin oluşması ertesinde ağıza doğru diş sürme eğilimi sırasında ağız içerisinde çıkacak "yer bulamayıp" çene kemiğinde gömülü kalmasıdır (Gömülü 20 yaş dişi). Bazı ağızlarda da yirmi yaş dişleri oluşumu sorunsuz tamamlanır ve hatta dişlerin bir kısmı ağız içerisine doğru sürer ancak bu sürme tam olmaz. Bu durumdaki 20'lik dişlere "yarı gömülü yirmi yaş dişi" denir. Soldaki iki resimden üsttekinde, gömülü yirmi yaş dişlerinin bir panaromik filmdeki görüntüsü kırmızı daire içerisine alınarak gösterilmiştir. Sol alt resimde ise; yarı gömülü yirmi yaş dişinin ağız içerisindeki görüntü resmi kırmızı ok ile işaretlenmiştir. Yarı gömülü yirmi yaş dişleri, ağız içerisinde gıda parçalarının birikmesi için çok elverişli bir ortam oluştururlar ve ağız içi enfeksiyonlarının, diş iltihaplarının önemli birer sebebidirler.Yirmi yaş dişi olarak gruplanarak adlandırılan bu son 4 dişin, genellikle işlevselliği bulunmaz ve hatta bilakis; hayatın ileri evrelerinde problem çıkartma eğilimleri nedeniyle bir diş hekimi tarafından çene kemiğine cerrahi müdahaleyi zorunlu kılacak patolojilere yol açma riskleri yüksektir.

"Köpek Dişi" :) :P

Süt Dişleri (Sütdişi, Dentes Decidui) :

Süt dişleri ile ilgili bilgilerin, geniş açıklamalar ve örnek resimlerle detaylandırıldığı özel sayfamıza ulaşmak için aşağıdaki linke tıklayınız :

. Süt Dişleri (tıklayınız*) :

~ BİR DİŞİN YAPISAL AYRINTILARI ~

Dişlerimiz, cansız kemik parçaları gibi görünse de aslında tamamen yaşayan birer organdırlar. Taş gibi görünüşlerinin altında, yumuşacık etten-sinirden-damardan bir özleri vardır. :) Dişler de insanlar gibi, doğar, yaşar ve ölür ancak uygunsuz ağız hijyeni ve bakım ihmaline bağlı olarak dişlerimizin ömürleri, bizim insan ömrümüzden çok daha kısa sürmektedir. Vücuttaki en sert doku olan diş minesi kadar dayanıklı bir koruma ile kaplı bu yapıların, büyük kısmı yumuşak doku temelli organlardan oluşan insanın kendi yaşamı süresince kadar bile ömür sürememe ironisi, dişlerin bir suçu değil, bilakis; tamamen dişlerin sahibi olan kişilerin yanlış alışkanlıklarının bir sonucu ve toplumda bireylerin diş sağlığı kültürlerinin gelişecek şekilde eğitilmemiş olmasından dolayı dişlerinin değerini bilip koruma ve bakımını yapmamasının bir neticesidir.

Sert görünüşlerinin altında ne kadar duygusal bir yapıları olduğundan bahsettiğimiz dişler, soldaki şekilde şematize edilmiş bir anatomik yapıya sahiptirler.

Bir diş, anatomik olarak 3 ana bölüme ayrılır.
1.Taç (Crown - Kron)
2.Boyun (Collum)
3.Kök (Radix, Root)

Konumuz olan diş hekimliğinde, bir diş hekiminin ve bir anatomistin gözünden bir dişin yapısal anatomisini aşağıda daha detaylıca inceleyelim :

" Kron Dişin TAÇ kısmıdır."

1. Dişin Taç kısmı (Crown - Kron), ağız içinde diş etlerinin üst kısmında görünen beyaz bölümdür. Gözle görünen beyaz kısmın ismi mine tabakasıdır (Enamel). Mine, insan vücudundaki en sert maddedir. Diğer tüm vücut kemiklerinden daha dayanıklıdır (kafatasını oluşturan kemiklerden bile daha serttir). Mine beyaz rengini ve sağlamlığını; hidroksi apatit kristallerini yapı maddesi olarak kullanarak birbiri ile sıkı bağlar oluşturan kolajen fiberlerin organik konfigürasyonundan alır.

2. Dişin boyun kısmı (kole, collum dentis) diş ve diş etlerinin birleştiği noktadadır. Diş etinin diş dış yüzeyine değdiği alanda mine tabakası biterek, diş eti kenarı bölgesinde çene kemiğinin başladığı yerde dişin daha alt kısmındaki bölgelere doğru uzanan sement (cementum) başlar. Yukarıdaki diş görselinde de açıkça görüldüğü üzere, sement dişin kemik içine giren ve ağız içinde görünen kısmına göre çok daha uzun olan kök kısmı boyunca çevresini sarar.

3. Dişin kök kısmı (root, radix) çene kemiğinin içerisine implantasyonu sağlayan, diş binasının temelini oluşturur. Bu sayfanın daha alt kısımlarında dişlerin numaralandırılması ve isimlendirilmesi ile ilgili başlık altında tartışıldığı üzere; bir dişin cinsine göre 1 ila 3 adet kökü bulunabilir. (Bazı istisnai durumlarda daha fazla da olabilir.) Dişin en alt kısmının ucunda kök ucu (apex dentis) açıklığı bulunur. Bu noktadan dişin beslenmesini sağlayan damarlar ve hislerini alan sinirler dişin iç kısmına girer ve diş pulpa (diş özü) kısmı olarak isimlendirilen, diş içerisindeki kanal boyunca sırası ile dişin kök, boyun ve taç kısmını kat ederek en yukarıya kadar içeri merkez kısımda olmak üzere ilerlerler. Endodonti (kök kanal tedavisi); artık geriye döndürülemez derecede ilerlemiş ve diş kökünü sararak hem dayanılmaz ağrılara, hem de en nihayetinde o dişin "ölerek" kaybedilmesine neden olacak çürük durumlarında, diş hekimi tarafından çürük temizlenirken, diş içerisinin tüm bu damar sinir paketi içeriğinin de çıkartılması esasına dayanır.

Dişte bulunan diğer yapılardan;
Dentin : Diş minesi gibi sert yapılı bir kemiktir ama dayanıklılığı çok daha az ve rengi sarıdır. Diş minesinin alt katmanında bulunur ve dişin her 3 bölümü boyunca (taç, boyun ve kök) dişin içini dolduran ve sağlamlığına katkıda bulunan, diş hacmini oluşturan dokudur. Diş kökünde dentin'in ortasından diş pulpası (diş özü, dişin ortasından geçen ve damar-sinir paketini içeren kanal) geçerken, dış kısmını 2 paragraf üstte anlatılan sement katmanı sarar. Yaşlı insanlarda, dişin geçen yıllar boyunca aşınmasına bağlı mine tabakası erozyonu gerçekleşirken, minenin hemen alt katmanında olan dentin açığa çıkmaya başlar ve dişlerde sararma şeklinde semptom verir. Tabii ki dişlerde sararmanın tek sebebi bu değildir, diş taşı (tartar), kötü ağız hijyeni ile oluşan bakteri plağı ve pek çok başka sebepler dişlerde sararma ve çürüme sebebi olabilir ancak bu ayrıntılar rehberimizin ilerleyen bölümlerinin konusudur.

Dişin çene kemiği ile yaptığı eklemin sağlamlığına katkıda bulunan en önemli yapı; diş şeklimizde
"periodontium" olarak görülen periodontal ligamentlerdir. Sement ile çene kemiği arasında çok kuvvetli tutunma sağlayan bu lifler kemiğin içine kadar işleyerek, dişi sapasağlam bir şekilde kemiğe bağlı tutar. Periodontal ligamentin içine gömüldüğü ve dolayısı ile içinde dişin kendisin taşıyan çene kemiğindeki çukurcuk bölümlerinin özel ismi Alveolar Kemik'tir. Periodontitis denilen ve gingivitis denilen diş eti iltihabı'nın ileri safhasında bu liflerin de enfeksiyondan etkilenmesi ile bu bağların zayıflaması durumunda, dişin çene kemiği ile olan bağlantısı da zayıflar ve zaman içerisinde dişte sallanma ve oynamalar başlar. Genelde ağrısız bir durum olduğundan hasta tarafından önemsenmeyen bu hadise, ne yazık ki çürüklerden çok daha tehlikeli bir diş kaybı nedenidir. Diş çürümesinde artık zaten sağlığını kaybetmiş bir diş kaybedilir iken, periodontitis denilen bu diş-kemik bağını oluşturan liflerin iltihabında sapasağlam bir diş kolayca ekleminden ayrılarak kopup kaybedilme aşamasına gelir.

Diş çürüğü, diş eti iltihabı (gingivitis), periodontal ligament'i tutan iltihap durumları ve benzerleri rehberin ileriki aşamalarında anlatılacak daha pek çok diş patolojisi, sadece dişlerin düzenli fırçalanması ile kolaylıkla önlenebilecek hastalıklardır. Ancak bu hastalıklar bir kere oluşup belirli bir aşamayı geçirdikten sonra, dişe bir diş hekiminin müdahalesini mutlak gerekli hale getiren durumlar oluşur ve uygun tedavisi geciken dişlerde yersiz kayıplar kaçınılmaz olur.

Çene kemiği ile eklem yapmış diş ve kökü

DİŞ ÇEKİMİ ve Dişlerin Çene kemiği ile yaptığı eklem :


Dişler, çene kemiği ile kaynaşmamıştır. Yani dişler çene kemiğinin birer kemik uzantısı değildirler. Her biri çene kemiğinden ayrı birer organdırlar. Ancak neredeyse kaynaşmış kadar sağlam bir şekilde
çene kemiği ile eklem yapmışlardır. Dento-alveolar eklem denilen bu eklem cinsi nonsynovial (içinde eklem sıvısı olmayan), Synarthrosal (Hareketsiz tipte) "Gomphosis tipi" eklemlerdir. Temel olarak kafa-tası (cranium) kemiklerini birbirine bağlayan sutura tipi eklemlerle aynı grupta incelenen ve en dirençli birleşme sağlayan eklemlerden olan diş eklemine özgü gomphosis tip kenetlenmenin klinik önemi; doğal yollarla diş kaybını çok zor hale getirmesi kadar, ..diş çekimi.. sırasında ancak kendisine uygun özel tekniği ile yerinden çıkartılabilmesini mümkün kılmasıdır. Halkımızın dişi çekecek hekimin güçlü kuvvetli olmasının, çekimin kolaylığına dair bir fayda sağlayacağı yönündeki inanışı bilimsel olarak doğru bir önerme değildir. Çünkü uygun teknik kullanılmadan, kaba kuvvetle bir dişin yerinden çıkartılması - çekilmesi neredeyse imkansızdır! Çok büyük güçler gerektirir. Oysa diş hekimliğinde geliştirilen teknikler ve kullanılan özel aletler yardımı ile, diş çekimi oldukça zahmetsiz bir şekilde bir çocuk tarafından bile gerçekleştirilebilir. Bu tıbbi işlemde de diğer tüm diş hekimliği girişimlerinde olduğu gibi anahtar kelime "teknik" ve "tecrübe" dir.

Çene kemiği içerisindeki dişler,
diş köklerinin yerleşimi görülür şekilde

Dişler Ne işe yarar ?

Dişler sindirim sisteminin başlangıcı olduğunu vurguladığımız Ağız içerisinde, sindirim sisteminin asıl amacı olan; besinlerin bağırsaklardan emilerek kana geçebilecek kadar küçük parçalara ayrılması işleminin mekanik gücünü oluşturan en önemli organlarımızdır!

Bir besin yutulduktan sonra, mide ve bağırsaklar içerisinde "peristaltik hareketler" ile ileriye doğru itilirken ve özellikle midede çalkalama hareketleri desteğinde sindirim enzimleri ile bir miktar parçalanabilse de, tüm sindirim sistemi boyunca sağlıklı ve verimli bir özümseme yapılabilmesi için, dişlerin aracılığı ile ağız içerisinde başlangıç öğütme sürecinin sağlanması şarttır. Ağızda çiğnenen bir lokma, mideye inmeden önce mutlaka iyice çiğnenerek ufak parçalara ayırılmalıdır ki, akabinde midede devreye girecek olan sıvı sindirim enzimleri bu iyice ufaltılmış parçaların çevresini rahatlıkla sararak, çok daha hızlıca daha da ufak parçalara eritme görevlerini yapabilsinler.

Eğer çiğneme işlevi düzgün yapılmamış ise, çiğnenmemiş besinleri sindirebilmek üzere yaratılmamış ve dizayn edilmemiş tüm diğer bileşenler (özellikle mide ve bağırsaklar başta olmak üzere diğer tüm sindirim sistemini oluşturan organlar) kapasitelerinden fazla çalışmak zorunda kaldıkları gibi, buna rağmen sindirim işlevini layıkı ile gerçekleştiremeyeceklerdir ve böylece sağlıklı beslenmemiz sekteye uğrarken, üstelik bu ekstradan çalışma sonrasında diğer tüm sindirim sistemi organları da erken "yaşlanacaklar" ve daha gençlik çağlarında başlayabilen ciddi sindirim sistemi rahatsızlıkları ile karşılaşmak kaçınılmaz olacaktır.

Bu olayın bir benzerini hepimiz gündelik hayatımızda yaşamaktayız; çaya attığımız kesme şeker (çiğnenmemiş lokma) çay içerisinde eritilerek gözle görülmeyecek parçalara ayrılabilmek için çok daha uzun süre karıştırmayı gerektirirken, toz şeker (çiğnenmiş lokma) atılan çayda, daha karıştırma işlemi başlamadan şekerin zemine çökerken bile büyük bir kısmının eridiğini hepimiz gözlemlemişizdir. İşte dişler de, bizim hayatta kalmamız için vücudumuza gerekli tüm enerjiyi ve diğer tüm yapısal bileşenleri sağlayan besinlerimizin sindirimini çok kolaylaştıran ve sağlıklı çalışamadıkları durumlarda boylarından büyük problemlere sebep olan, genelde de bu problemlere sebep olmadan pek de umursamadığımız boyutları ufak ama işlevleri büyük yardımcılarımızdır.

Dişlerin rol aldığı
diğer işlevler olan "konuşma sırasında seslerin ağızdan çıkarken son ince ayarının yapılması" ve "yüz görünümü ve mimiklerine estetik katkıları" konularına, rehberimizin estetik diş hekimliği bölümünde ayrıntısı ile değinilecektir.

Çene kemiği içerisindeki dişler;
doğal pozisyonları korunmuş şekilde

Ağız ve Dişlerin Vücut Sistemlerindeki Rolü :


Ağız
kelimesi ile kastedilen bileşenler; ağzın ön giriş boşluğu, her iki dudak, dişler( süt dişleri), diş etleri, dil, ağız mukozası, tükrük bezleri, damak, küçük dil, çene ve çene eklemi, yutak kısmı başlangıcına açılan ağzın arka açıklığı-çıkışına kadar olan tüm alan, tüm bu bölgenin beslenmesini sağlayan kan damarları ve bölgenin dengeli çalışmasını kontrol altına alan sinir ağlarıdır.


İlk-okul fen bilgisi derslerinden itibaren;
beynimize kazınmaya başlandığı şekli ile tanımlar isek :


"Ağız, sindirim sisteminin başladığı yerdir".


Bu tanım, ilk-okulda gördüğü rağbetin aynısını üniversitede tıp fakültesinde doktorluk ve diş hekimliği bölümlerinde eğitimlerine devam eden öğrenciler arasında da görmeye devam eder. Hatta profesörlük aşamasına gelmiş de olsa tüm bilim insanlarının "ağız-diş-dil vb..." kelimeler telaffuz edildiğinde saniyenin bir kesri kadar bir süre için beyninde yanıp sönen bir "sindirim sistemi başlangıcı" kavramı vardır. İşi marangozluk, manavlık, endüstri atıkları detoksifikasyon uzmanı veya seri katillik vs... olan diğer bütün meslek gruplarında veyahut kafası normal bir şekilde işleyen her insan evladında da, ağız dendiğinde ilk akıla gelecek imaj olmaya yetecek derecede evrenselleşmiş, sağlam, işlevsel, basit görünen ama derin manalar içerdiği düşünülebilecek bu güzel ifade, bilinç altından ya da üstünden şöööyle bir geçer !

Peki gerçekten durum bu mudur?
İşi karmaşıklaştırmaya gerek yoktur.
Evet. Ağız hakikaten de sindirim sisteminin başladığı yerdir.
Ama ağız kelimesinin içerme olasılığı olan tek derin manayı, sindirim sisteminin mide ve bağırsaklarla birlikte derinliği olan yaklaşık 9-10 metre olarak algılamak da ağzımıza yapılabilecek haksızlıkların en büyüğüdür.



Ağız, dişler, dil ve diğer iç yapıları, sindirim sisteminde gerçekleştirdikleri birçok görevler dışında, ağzımızın yüzümüzdeki anatomik yerleşimi gereği içerisinde rol almak durumunda kaldığı insanlara özgü karmaşık mimiksel işaret dilinde dudaklar, dişler ve dil aracılığı ile üstlendiği zengin anlam repertuarına ek olarak estetik değeri ve bu mucizenin bile yanında sönük kaldığı; konuşma sırasında gösterdiği inanılmaz ince ayarlar gerektiren fonksiyonlar deryasını nasıl da sanki sadece o iş için yapılmış gibi ustalıkla gerçekleştirebildiği, yapılan bu işlerin mekanizmasını düşünen beyinler için birer yaratıcılık ziyafetidir.



Ağızda başlayan sindirimin devam aşamaları ve ağız-diş bölgesi sağlığının tüm sindirim sistemi bütünlüğü içindeki önemi, sindirim sisteminin tüm diğer organlarının yapısal özellikleri ile birlikte;
"
. Sindirim Sistemi Genel Bakış : " sayfasında detaylıca anlatılmıştır.

Büyük Tükürük Bezleri

TÜKÜRÜK BEZLERİ

Yandaki şekilde, "Tükürük Bezleri"nin ağız içerisindeki yerleşim yerlerinin diagramını görmektesiniz. Ağız içi tükrük bezleri 3 ana çift olup Kabakulak hastalığında şiştiğini bildiğimiz "Parotis" bezleri (Şekilde 1 numaralı görülen) en büyük tükrük bezi çiftidir. Her iki kulak ön ve alt kısmında, alt çenenin kafa ile eklem yaptığı noktanın hemen alt kısmında elle yüzeyden hissedilebilir. İçerisinden yüzün tüm mimik kaslarının kontrol eden "fasial sinir" yani yüz siniri geçtiğinden dolayı özel bir öneme sahiptir. Netekim, bu tükrük bezinin iltihabi durumlarında ya da cerrahi girişimler sırasında yaralanması ile, ya da halk arasında uzun süre soğuk vs... gibi bir etken eşliğinde gelişen geçici yüz felci diye tabir edilen paralizisi durumu sık karşılaşılan hadiselerdendir. toplam 3 çift (sağlı sollu) tükrük bezinden 2. çifti "submandibular" yani çene altı tükrük bezidir. 3. ve son çift ise "sublingual" denilen dil altı tükrük bez çiftidir.

Tüm bu tükrük bezleri, ağız mukozasının 24 saat ihtiyaç duyduğu nemli ortamı sağlar iken, esnasında gıdaların dişler tarafından daha kolay parçalanabilmesi için uygun altyapı hazırlarlar.

İçerdikleri enzimler ile daha ağız içerisindeki birtakım maddelerin enzimatik sindirimini başlatırlar. Ayrıca vücudun dışarıya olan en büyük açıklığı olan ağzımızda, mikropları karşılayan ilk savunma hattını oluştururlar. 3 büyük çift tükrük bezi dışında, ağız mukozası olarak tabir edilen, tüm ağız içi boşlukları örten epitel doku (vücudun tüm iç boşluklarını kaplayan bir nevii iç deri!) içerisinde hücreler halinde binlerce minik odakçık olarak diğer minör tükrük bezleri yaygın şekilde bulunur. Tükrük salgısının yukarıda sayılan görevlerine ek olarak, en önemli görevlerinden biri de, dişlerin doğal korunmasındaki rolleridir. Tükrük salgısının bu işlevi üzerinde ileriki bölümlerde detaylıca durulacaktır.

Diş eti yapısı - Diş eti hastalıkları ve yapısal bozuklukları (Periodontoloji'ye hazırlık) :

Diş eti, ağız içerisinde yer kaplayan yumuşak dokulardandır. Dişlerin boyun kısımlarını ve çene kemiklerinin ağız içine bakan yüzeylerini çevreleyerek, ağız içi anatomisinin işlevine uygun uyumlanmasına yardımcı olur. Fonksiyonel olarak bir çeşit dolgu maddesi işlevi gören diş etleri, çiğneme esnasında dişlerin hassas kısımlarına uzanan bir geçit olan boyun bölgelerinin ve çene kemiklerinin dış yüzeylerinin, direkt çiğnenen lokma ile temasını engelleyerek koruma işlevi görür.

Periodontoloji; dişlere destek veren tüm yumuşak dokularla ilgili yapılar ve hastalıkları konu edinmiş diş hekimliği bilim dalıdır. Periodontoloji konuları diş etini kapsadığı gibi, hepsi hakkında bu sayfanın üst kısmında "dişin yapısal ayrıntıları" ile ilgili bilgi verdiğim yazımda tanımlarını yaptığım; alveolar kemik, sement ve periodontal ligament ile ilgili hastalıkların tedavisi ile de ilgilenir. Periodontium; bu sayılan 4 tip diş destek dokusunun ortak adıdır ve Periodontoloji terimi; "Periodontium" (diş eti + alveolar kemik + diş sement'i + periodontal ligament) ile "loji" (Bilim anlamında son ek) kelimelerinin birleştirilerek "Periodontoloji" kelimesinin üretilmesinden gelmektedir.

Gingivitis, diş eti iltihabı'na verilen isimdir. Gingivitis oluşturan en sık sebep, diş yüzeylerine yapışan bakterilerin zaman içerisinde birbirlerine de bağlanıp topluca bir diş yüzeyi katmanı oluşturmaları şeklinde tanımlanabilecek; "diş plağı" olarak isimlendirilen ağız içi enfeksiyonu ve buna bağlı kalıntı tabakasının ortak ismidir. Diş Plağı, ilerleyen zaman içerisinde diş taşı (Tartar) haline gelecek şekilde daha da kalınlaşır. Erişkinlerin yaklaşık %90'ında diştaşı mevcuttur. (1998 - İngiltere diş kayıt istatistikleri) Periodontoloji'nin karşılaştığı en sık hastalık olan diş eti iltihabı (gingivitis), ilerleyerek, yine bu sayfanın başında temel diş anatomisini anlatırken konu içerisinde tanımladığım "periodontitis" yani dişi kemiğe bağlayan ligamentlerin iltihabına yol açarak yıkıcı bir hal alabilir. Tüm diş tutucu bağların enflamasyonları (periodontitis) ve buna bağlı diş kayıpları, ilk safhada birer diş eti iltihabı vakasıdırlar. Basit bir diş eti iltihabı şeklinde başlayan hastalık, zaman içerisinde ilerleyerek dişin sallanmaya başlaması ve yerinden koparak dökülmesi ile sonuçlanan periodontitis gibi daha ciddi durumlara sebebiyet verebilmektedir.

AĞIZ-DİŞ TEMEL BİLGİLER
(GERİ)

"REHBER" Ana sayfası

___1___
Ağız & Diş
Temel Yapısı

___2___
Acil & Sık Sorulanlar

___3___
Radyo-
diagnostik

___4___
Periodontoloji (Diş Eti Hst.)

___5___
Tedavi (Dolgu)

___6___
Endodonti (Kanal)

___7___
Ortodonti
(Diş Teli)

___8___
Protez (Takma Diş)

___9___
İmplant (Vida'lı diş)

___10___
Cerrahi (20'lik diş...)

___11___
Pedodonti
(Çocuk Diş.)

___12___
Estetik Diş
Hekimliği

Ana Sayfa

Kliniğimizin Resimleri

Anlaşmalı Kurumlarımız

Tedavi Fiyat bilgisi

Ulaşım

Aysun İĞNELİ

| -???-


-???- | -???-